drop in - Türkçe İngilizce Sözlük

drop in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"drop in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
drop in f. ziyaret etmek
I just dropped in.
Habersiz ziyaret ettim.

More Sentences
drop in f. uğramak
I just dropped in.
Sadece uğradım.

More Sentences
drop in f. bırakmak
drop in f. damlamak
drop in f. habersiz uğramak
drop in f. çat kapı ziyaret etmek
Ticaret/Ekonomi
drop in f. düşüşe geçmek
Teknik
drop in i. manyetik ortam yüzeyinde kusur veya kaydetme arızasından ötürü yanlışlıkla yazılmış kısım
Spor
drop in f. başka bir sörfçünün üzerinde kaydığı dalgaya müdahale etmek

"drop in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 84 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a drop in prices i. fiyatlarda düşüş
a drop in the bucket i. devede kulak
drop in sales i. satışlardaki düşüş
drop-in center i. (evsizler/akıl hastaları için) yardım merkezi
drop-in i. çat kapı gelen kimse
drop-in centre [uk] i. (britanya'da) gündüz istendiği gibi ziyaret edilebilen bakım evi
drop-in i. gündelik toplanma
drop in at f. uğramak
drop in a faint f. serilmek
drop in on f. ziyaret etmek
drop in on f. uğramak
drop in unexpectedly f. çat kapı gelmek
drop in on f. bir yere uğramak
drop in the toilet f. tuvalete düşürmek
drop-in s. kısa süreli kullanım için temin edilen
drop-in s. takılıp hemen kullanılabilen
Öbek Fiiller
drop in on (someone) f. (birine) habersiz uğramak
drop in (something) f. (bir şeyin) içine düşmek
drop in on (someone) f. (birini) çat kapı ziyaret etmek
drop in (something) f. (bir şeyin) içine düşürmek
drop in on (someone) f. (birine) damlamak
drop in on (someone) f. (birine) uğramak
İfadeler
turn on tune in drop out expr. lsd kullanımını özendiren bir slogan
Konuşma Dili
drop in to say hello f. geçerken uğramak
drop in to say hello f. ansızın uğramak
drop in to say hello f. selam vermek için uğramak
drop in to say hello f. habersiz uğrayıp selam vermek
drop somebody in it f. birinin başını belaya sokmak
drop somebody in it f. birinin başına iş açmak
drop somebody in it f. birini sıkıntılı/zor bir duruma düşürmek
Deyim
a drop in a bucket i. devede kulak
a drop in the ocean i. devede kulak
a drop in the bucket i. devede kulak
drop in the ocean i. devede kulak
drop in the bucket i. devede kulak
a drop in the bucket i. çok düşük ve önemsiz miktar
drop in the bucket i. okyanusta bir damla
a drop in the ocean i. okyanusta bir damla
a drop in the bucket i. okyanusta bir damla
drop in one's tracks f. birden ölmek
drop in one's tracks f. aniden ölmek
drop in one's tracks f. yığılıp kalmak
drop in someone's lap f. (fırsat vb) ayağına gelmek
drop in someone's lap f. kucağına bırakmak (fırsat, yük)
drop (something) in (someone's) lap f. bir işi birine yamamak/kitlemek/kakalamak
drop in someone's lap f. bombayı kucağına bırakmak
drop (something) in (someone's) lap f. şans eseri önüne çıkmak/çıkarmak
drop (something) in (someone's) lap f. şans eseri gerçekleşmek
drop (something) in (someone's) lap f. kucağına düşmek
drop (something) in (someone's) lap f. bir işi birinin başına yıkmak/sırtına yüklemek
drop something in somebody's lap f. bir şeyi birinin başına yıkmak
drop something in somebody's lap f. bir şeyi birinin sırtına yüklemek
drop something in somebody's lap f. bir işi, sorumluluğu birinin üstüne atmak
drop something in somebody's lap f. bir işi, sorumluluğu birinin kucağına atmak/bırakmak
drop in a bucket f. çok düşük ve önemsiz miktar
drop (one) in it f. (birini) utandırmak
drop (one) in it f. (birini) mahcup etmek
drop in for a chat f. sohbete uğramak
drop in tracks f. birden ölmek
drop in for a chat f. iki lafın belini kırmaya uğramak
drop in tracks f. aniden ölmek
drop in a bucket f. devede kulak
drop in for a chat f. sohbet etmek için uğramak
drop in tracks f. yığılıp kalmak
drop (one) in it f. (biri) hakkında pot kırmak
drop in for a chat f. ayaküstü sohbete uğramak
drop in a bucket f. okyanusta bir damla
drop (one) in it f. (birini) yerin dibine sokmak
Konuşma
drop in sometime expr. yine uğra
Teknik
drop-in i. istenmeyen bit üretimi
drop-in i. parazit karakter
drop-in anchor i. çakmalı çelik dübel
drop-in anchor i. çakmalı dübel
drop-in s. karmaşık bir sistemde mevcut altyapıda değişiklik yapmaksızın bazı parçaların yerini alabilen
Bilgisayar
items in drop-down list i. açılır liste öğeleri
drop in by word expr. sözcük temelinde bırak
Bilişim
drop-in i. parazit karakter
Elektrik
drop in voltage i. voltaj düşmesi
Medikal
drop in the blood pressure i. tansiyon düşmesi
Eğitim
drop-in hour i. (okulda öğrencilerin öğretmenlere yaptığı) kabul/ziyaret saati
Askeri
drop zone run-in i. atma sahasına yaklaşma
İngiliz Argosu
drop anchor in poo-bay f. anal ilişkiye girmek
drop someone in the shit f. birinin başını belaya sokmak
drop (someone) in it f. birinin başını belaya sokmak